“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Doğuşundan batışına Nazi Almanya’sını görüntüleyen kadın

Hitler'in emrinde değişen dönüşen ve yıkıma sürüklenen Almanya'nın bir sanat fotoğrafçısının, Elisabeth Hase'in gözünden özeti...


Parmaklıkların ardında bir kaplan ve önünde bacakları olmayan tekerlekler üzerinde bir adam. Frankfurt Hayvanat Bahçesi’nde 1950’de çekilmiş “İki Tutsak” adlı bu kare Elisabeth Hase’in en az bilinen ve en etkileyici işlerinden biri. 

1905 ila 1991 yılları arasında yaşayan Elisabeth Hase, hem yaşayarak hem de kaydederek Weimar Cumhuriyeti’nden III. Reich’e Almanya’nın değişimine, dönüşümüne ve savaş sonrası yıkımına şahitlik etti. 

1932’de kurduğu kendi ticari fotoğrafçılık stüdyosuyla para kazansa da Hitler’in dejenere sanat olarak gördüğü sanat fotoğrafçılığını da gizlice devam ettirdi.

Sanatçının arşivinden 34 fotoğraf ilk kez Almanya dışına çıktı ve Manhattan’daki Robert Mann Gallery’de sergilendi. ‘An Independent Vision’ (bağımsız bir bakış) isimli sergi 7 Mayıs’a kadar sürdü.

(hyperallergic)


Ayrıca okuyun