“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Dünyanın en eski ikinci şarkısı

2500 yıllık antik Yunan şarkısını hatırlarsınız, şimdi kendinden 400 yaş genç bir Sümer rakibi var...


Arkeologlar 1885’de Aydın’da bulunan Tralleis Antik Kenti’nde bir mezar taşı buldu. Bu taşın benzerlerinden farkı üzerindeki Milattan Önce 100 yılında Seikilos tarafından yazılmış ve Bizans dönemine ulaşmış bir ilahiydi. Antik Yunan müzikal notasyonuyla beraber mezar taşına kazınmış Sümer İlahisi, günümüze ulaşmış ve tam olarak çalınabilen en eski ikinci müzikal eser.

Şarkı 2010 yılında SAVAE (San Antonio Vocal Arts Ensemble) grubu tarafından (solda) sözlü olarak yeniden yorumlandı.

Şarkının sözleri Türkçeye şöyle çevriliyor:

“Işılda henüz yaşıyorken

gamı tasayı at bir kenara

yaşam dediğin böyle kısayken

ve her şey yenik düşerken zamana.”



Ayrıca okuyun