“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Arkadaştan daha fazlası: The Kanka Series

Kanadalı fotoğrafçı Camille McOuat İstanbul ziyaretlerinde erkekleri gözledi ve fotoğraflarıyla burada arkadaşlığın aslında dünyanın genelinden daha farklı, daha güçlü bir anlam taşıdığını ortaya çıkardı.


Kanadalı fotoğrafçı Camille McOuat İstanbul ziyaretlerinde erkekleri gözledi ve fotoğraflarıyla burada arkadaşlığın aslında dünyanın genelinden daha farklı, daha güçlü bir anlam taşıdığını ortaya çıkardı.


Türkçe arkadaşlık kavramına dair zengin bir kelime dağarcığına sahip. Zaten sırf bu durum bile bulunduğumuz coğrafyanın sosyolojisi üzerinde bir fikir yürütmeye yetiyor. Arkadaş bir adım sonra “dost”a, dost “kardeş” ya da “bro”ya ve o yakınlık da aşılırsa kan kardeşinin kısaltması “kanka”ya dönüşüyor. Nedense bu tabirlerden arkadaş ve dost dışındakilerin hiçbiri kadın arkadaşlığı terminolojisinde kullanılmıyor. Söz konusu kadınlar olduğunda “canım”, “aşkım” ya da “kuzu” gibi daha yumuşak terimlere geçiliyor.

Paris’te yaşayan Kanadalı fotoğrafçı Camille McOuat, sıkça seyahat ettiği İstanbul’da birbirine sarılan, el ele tutuşan, birbirini yanağından öpen yakın arkadaşların çokluğunu görünce İstanbul sokaklarındaki bu sıkı erkek arkadaşlığının peşine düşmüş. Sanatçı erkeklerin arasındaki bu duygu dozu yüksek arkadaşlığı Galata, Galata, Aksaray, Kadıköy, Tarabya, Ataşehir ve Adalar’da çektiği fotoğraflarla sergileyen sanatçı çektiği kareleri “The Kanka Series” adıyla yayımladı.