Son zamanlarda ürün tasarımı ve sergilerle de isminden söz ettiren Odile Decq ile sinemadan renk kullanımına, mevcut eğitim sisteminin sorunlarından keyif veren mekânlara sohbet ettik.
Filistin’den insan manzaraları ya da kişisel tanıklık belgeselleri de buradaki ‘görsel politika’ hamlesinin büyük bir kısmını oluşturuyor. Büyük toplumsal ve politik yapının aciliyeti nedeniyle, şahsi unsurlardan ziyade ‘ortak mağduriyete’ dair işler üretiliyor. Ortada çözülmemiş ‘büyük’ bir kriz kapkara dururken, şahsi krizleri dile getirmek pek mümkün olamıyor herhalde.
Erol Eskici'nin "Nostomania" adlı sergisi, Galeri Daire'deki "Çoktan Seçmeli" ve Kadıköy Sanat Meclisi Ali Şimşek'in sanatatak.com'da yeniden yazmaya başladığı Kriztik köşesinin ilk konuları.
Karmaşık soru ise işçinin sanatçı olup olamayacağı ile ilgilidir. Bu soru akıllara hiç keşfedilememiş yeteneklerin atölye tezgâhlarında, fabrika bantlarında ziyan olduğu fikrini akla getirmemelidir. Burada sanatçı ve işçinin ifade ettiği konumlar hiyerarşisinin sorgulanışı söz konusudur.
"Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Kadınlar" Bir Kartpostal Koleksiyonu (1880-1930) sergisi 7 Mart – 22 mayıs 2015 tarihlerinde Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Sanat Galerisi’nde görülebilir.
Dinamo Mesken, futbol üzerine bir serginin sahip olabileceği tüm zaaflardan uzak futbolun serbest bir işaret olarak salınabileceği, bireyin hikayesini anlatabilme duyarlılığına ve cesaretine sahip kesinlikle yenilikçi bir sergi. Hüzünlü, katmanlı ve sakin. En mühimi yine altını çiziyorum, duyarlı... Hassas işte. Hassasiyet dolu.
Gene yılın o malum günleri gelmiş. Amerikan Film Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin yıllık ödülleri veriliyormuş. Acaba Oscar’ı kim kazanacakmış? Aman da ne heyecanlıymış! Sinemaseverler filmler arasında taraf tutuyormuş, dilekler kalpten kopuyormuş, tahminleri tutanlar nasıl da gururlanıyormuş.
Picasso müzesi başındaki isim Jean Clair, gerçek adıyla Gérard Régnier, 1967 Şubat’ında Picasso üzerine eleştirel bir yazı yazmıştı. Fakat bu eleştirel yazıya rağmen 1989’da Picasso Müzesinin direktörü olarak seçildi. Hemen herkesin sevdiği bir ressamdan hem nefret etmek hem de aynı anda onun eserleriyle yılda üç dört sergi hazırlamak mümkün mü acaba… Yıllar sonra Jean Clair’in fikri değişti mi? Picasso'yla neydi alıp veremediği? Aynı fikirde mi hala? Bu süreç içinde neler değişti, neler aynı kaldı bakış açısında sorulan üç soruda cevapladı bunları Jean Clair.