Christies müzayedesi şu an itibariyle Dubai’de bitti. Satışta sürpriz bir resim yer alıyordu. O da Fahr El Nissa Zeid’e aitti. Ailesi, Prens Raad bin Zeid koleksiyonundan çıkan Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat başlıklı 210x 540 cm.lik resim 1964 tarihliydi ve Zafer Yıldırım tarafından satın alındı. Resim, renkleri, kendine has soyut geometrikliğiyle, Zeid’in atom dünyasına yaptığı coşkulu vurgusuyla tıpkı çağdaşı Salvador Dali’nin nükleer mistisizmi gibi bir anlayışa sahip olduğunu gösteren nadide bir kanıt niteliğini taşıyor. Bilindiği gibi Dali, İkinci Dünya savaşı sonrası yaşananlardan etkilenerek hiç olmadığı kadar Katolik olmuş. Dinle bilimi harmanladığı nükleer mistisizm diye bir akım ortaya atmıştı.
09 Eylül 2013 tarihi itibariyle Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni olarak göreve gelen Sırma Köksal, konu hakkındaki ilk açıklamasını şu sözlerle dile getirdi:
“2013 yılının bildiklerimizin hiçbirine benzemeyen haziran ayı yepyeni deneyimlere yol açtı hayatımızda. Hemen sonrasında, sözgelimi Can Dündar, o tatildeyken köşesi boş kalmasın diye bir ay boyunca Doğan Tılıç’ın Birgün Gazetesi’ndeki köşesini yazdı. Bu nöbet, dünya basın tarihinde bir ilkti, tıpkı duran adam gibi, merdivenleri rengarenk boyamak gibi yaratıcılığının şiddetinden başka şiddeti olmayan bir eylem biçimiydi. Haziran ayı hayatımızda çok şeyi kalıcı biçimde değiştirdi. Birlikte ne kadar yaratıcı olabileceğimizi, eğlenebileceğimizi, güç kazanabileceğimizi, bir şeyleri değiştirebileceğimizi gördük. Eminim çoğumuz bunları gördükçe kendi hayatlarımızda da değişiklik arayışına girdik. Ben de bu eylül ayından itibaren yayıncılıktaki yolumu Can Yayınları ile sürdürme kararı aldım. Bu her zaman “Erdal Öz’ün yayınevi” olarak kalacak olan Can Yayınları’nı onun yokluğunda sürdürmeye kararlı olanlardan biri olarak, güllerin solmayacağı mayıslar, haziranlar ve eylüller için, yoklamadan düşmemek adına sevgili Zeynep Çağlıyor’dan devraldığım bir nöbettir. Umarım bu nöbeti bir başka Can yoldaşıma devredene dek değerli dostum ve saygıdeğer ustam Erdal Öz’ün anısına layık olurum.” - See more at: http://www.edebiyathaber.net/can-yayinlari-yeni-genel-yayin-yonetmeni-sirma-koksaldan-merhaba/#sthash.Vnrx8jWb.dpuf
MAHAL & Co-PİLOT işbirliğiyle gerçekleştirilen Creative Time Zirvesi İstanbul Etkinlikleri, 25-26 Ekim'de Co-PİLOT'ta yer alacak.
Eşik[te] - Volkan Kızıltunç
Galeri Merkür
13 Eylül 2013 – 19 Ekim 2013
"Şehirde ne var? İnsanlar var. O zaman onlarla başlayalım. Var olan bir mekânla değil… İnsanla… Ben de öyle yaptım…”
Bertrand Ivanoff
İstanbul Modern’in, New York’taki The Museum of Modern Art (MOMA) ve MoMA PS1 işbirliğiyle hayata geçirdiği YAP İstanbul Modern başlıklı Yeni Mimarlık Programının amacı, açık havadaki alanların kullanım olanaklarını artıran yenilikçi tasarım araştırmalarını teşvik etmekti. Üç önemli şartı vardı. Projenin gölgelik, su ve oturma alanı öğelerini içermesi. “Göğe Bakma Durağı”, Türkiye’nin dört bir yanından başvuruda bulunan mimarlar arasında SO? Mimarlık ve Fikriyat’ın tasarlayıp uyguladığı proje seçilmişti. Yaz boyunca, Boğaz’ın sularında yüzen dubalar üzerinde yükselen çelik şemsiyelere dokunduğunda denizin dalgasını hissetti müzeye gelen ziyaretçiler, suyun sesini duydular. Gölgesinde oturup dinlendiler. Şemsiyelerin altındaki balık ağlarıyla kaplanmış araç lastiklerinin üstünde konserler dinlediler, dans gösterileri, filmler, performanslar izlediler. Etkinlikler sürüyor. 19 Eylül’de Çıplak Ayaklar Kumpanyası’ndan Mihran Tomasyan’ın Oktay Rifat’ın “Ahmet” isimli şiirinden esinlenerek tasarladığı “Sen balık değilsin ki” adlı performans var. 20 Eylül’de “Turgut Uyar’la Göğe Bakma Durağı” başlıklı etkinlikte Turgut Uyar anılacak. Şairin oğlu H. Turgut Uyar’ın konuşmacı olarak katılacağı etkinlikte, Tilbe Saran ve Hakan Gerçek şiir dinletisi sunacaklar. Bu hafta İstanbul Modern’in Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı’nın verdiği davette, YAP’ın eş sponsorları Garanti Bankası, Polimeks ve VitrA iki yıl sonra da desteklerini sürdüreceklerini açıkladılar.
Eylül ayında 20. yılını kutlayacak olan Adana Altın Koza Film Festivali’nin uluslararası bölümünde, Cannes, Berlin gibi festivallerden ödüllerle döndükten sonra Türkiye’de ilk kez izleyici ile buluşacak filmler bulunuyor. 16-22 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde, Dünya Sineması bölümünden, Coen Kardeşler’in, Cannes’da yarışan ve Büyük Ödülü alan son filmi INSIDE LLEWYN DAVIS’in Türkiye’deki ilk gösterimi yapılacak! Dünya Sineması bölümünde, Türkiye’deki ilk gösterimleri yapılacak olan merakla beklenen bazı filmler; Berlin Film Festivali’nde büyük beğeni toplayan ve En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görülen, Sebastian Lelio imzalı GLORIA; Bu yılki Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan filmler arasında yer alan, Amerikan bağımsız sinemasının önemli isimlerinden Jim Jarmush’un yönettiği SADECE AŞIKLAR HAYATTA KALIR (Only Lovers Left Alive); Bir Ayrılık adlı filmiyle büyük ses getiren Ashgar Farhadi’nin yönettiği, bu yıl Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan GEÇMİŞ (The Past); Cannes’da Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen, Kore-Eda Hirakazu imzalı BENİM BABAM BENİM OĞLUM (Like Father Like Son); filmleriyle ses getiren Meksikalı Amat Escalante’ye Cannes’da En İyi Yönetmen ödülünü getiren HELİ; Arnaud Desplechin imzasını taşıyan, Cannes’da altın Palmiye için yarışmış olan DÜŞ VE GERÇEK (JIMMY P. PSYCHOTHERAPY OF A PLAINS INDIAN); Karlovy Vary Film Festivali’nde büyük ödül Kristal Küre’yi alan Janos Szasz’ın yönettiği Macaristan yapımı NOT DEFTERİ (Le Grand Cahier); Tanınmış yönetmen Hany Abu-Assad’ın son filmi ÖMER (OMAR) ve Cannes’da Eleştirmenler Haftası İzleyici Ödülünü kazanan, Ritesh Batra’nın yönettiği SEFERTASI (The Lunchbox).